×
                                   
  AnaSayfa | Haber | Burçlar | ilanlar | iletişim
Turkish English German  
İçinizdeki Ses! Gabile.com   Albatros_84:[] İnsan olduğumuzu unutmayalım. İnsanlık iyidir. İyilik iyidir. .     |     fromUKcan:[] Pazartesi günü istanbuldayim, .     |     misafir00:[] merhaba, nasılsınız? .     |     Mavilion:[] Bazı bakışlar tesadüf değil, çekim alanının ince bir oyunudur 🎵💖 .     |     Sabahsabah:[Malatya] Malatyada yeri olan pasifler nerdesiniz ya çıkın lütfen artık ortaya ya .     |     BucaDenizP23:[izmir] selam herkese .     |     MertSoylular:[Ankara] araç ve yer var.. .     |     pluton_23:[izmir] Uzun bir aradan sonra tüm Gabile dünyasına Merhaba, her zamanki biz bize yeteriz... .     |     Travesti_Seren:[istanbul] Kafayı bulduktan sonra herkes sever, söyleyin ona beni 2 duble rakıdan önce sevsin.👍 .     |     ramon06:[Ankara] Ankara mamaktan ulaşın bana .     |     bursalipasif16:[Bursa] Bursadan beyler mesaj bekliyorumm <3 .     |     eros:[izmir] Bu gün haberini aldım çok çok üzgünüm. Canım eRiSs`im Toprak seni incitmesin. Mekanın cennet olsun. .     |     abuca35a:[izmir] Merhaba güzel kızlar sizleri özelime bekliyorum görüşmek üzere. .     |     p25ist:[istanbul] selam, sohbet etmek isteyen olgun insanlar yazsın .     |     cancana:[istanbul] dostluk muhabbet güvenli ve temiz bir arkadaşlıkgerisi size kalmış... .     |     PassiveGon:[Balikesir] Selamlar mesajınızı bekliyorum .     |     inac:[Ankara] Herkesi profilimi okumaya davet ediyorum .     |     baliksever:[Adana] Deniz, kum, Güneş ve balık seven güzel insanla tanışmak isterim. .     |     samcan:[Samsun] sağlık..mutluluk ve huzurlu ir yıl diliyorum herkese. .     |     Lalepsfolg212:[istanbul] Beylikdüzü civarı olgun esmerler yazabilir .     |    
Login
Lütfen Bilgilerinizi Giriniz.
Rumuz:
Şifre:
Şifremi Unuttum

Şu an Online
977 Üye var




Hızlı Ara | Detaylı Ara | Özel Ara | Yeni Üyeler | Popüler 100 | Mart TOP 10

  •       SEÇİLEN HİKAYE      

ESKI ZAMAN HIYAYESI:

Yapmis oldugum is geregi saatler ile iç içeydim. Bundan dolayidir ki zaman olgusunun bendeki önemi her daim ulvidir. Kimileri gibi onun bir oyun ve yahut zaruri bir gereksinim oldugunu düsünmem ben. O, basli basina bir anlam ve yasamdir. Onun sahip oldugu degerler hiçbirimizde yoktur ve olmasi da tabii degildir. O, ondan, bundan ve yahut sundan farklidir. Ondaki derinlik ve karmasiklik bir denklem gibi isler. O, bir dikkattir ve sonsuzdur.

***

Küçük bir saat dükkânim vardi. Eski saatleri tamir eder, yenilerine de iyi bir hayat bulmaya çalisirdim. Onlarin ulviliklerini bütün insanlar anlasin diye, anlamlarini da bir o kadar yogunlastirirdim. Kimsenin yaklasmadigi gibi ben, onlara bir insana duyulan dikkat ile yaklasirdim. Onlari saatlerce dinler, dertlerine deva olmaya çalisirdim. En büyük dertleri ise: ''Ilgisizlik'' idi…

En çok üzüldügüm eski saatlerdi. Çöplerden toplar ve yahut çevremde tanidigim insanlara sorarak sahip olduklari eski saatleri isterdim. Onlara yeni bir hayat vermek, eski günlerini unutmalari için degisik bir hüner eklemek en büyük zevkimdi. Onlarin bu durumdan memnun olduklarini hisseder ve onlarin bu mutlu hallerine ben de eslik ederdim. Bu bir nevi doktorluk gibiydi. ''Hastasini ölümden kurtaran doktor mutlu olur'' söyleminle birebir uyusmaktaydi benim durumum.

Beni bir diger üzen sey ise degistirilmeye gelen saatlerdi. Onlar ki birçok zorluga katlanmis ve yillardir sahibine zaman olgusunu göstermis, belki de zamani kendileri olusturmus olup bir gün gelir degistirilmeye yüz tutmustur. Iste, insan o zaman kahir olur. Hele benim gibi onlari yasayan bir kisi benliginden bile belli bir süre ödün verir. Aslinda eskilerinde bir asillik vardir. Çünkü belli bir zaman dilimi içerisinde birçok sey görmüs ve deneyim kazanmistir. Belki de zaman olgusunu içten içe yasatmistir. Ama böyle olsa neden degistirilsin ki? Iste bu sorunun cevabini bulmak hülasa zordur. Çünkü her kafandan bir ses çikar. Bu da kolay olan seyi zaman konusunda daraltir, onu belli bir kaliba sokmaya çalisir. Oysa o, bir tanim ve kalip istemez. Çünkü o bunlara sigmaz. Iste eski saatler de böyle vakalarla yüz yüze gelmistir. Ayrica gelen sikâyetlerin hepsinde de: ''Artik bu çalismiyor, bana zamani tam olarak göstermiyor!'' gibi sinirlilik halleri vardi. Belki saatlerin, sahiplerine ödettigi bir derstir bu.

Insanlarin neden zaman olgusuna ilgi göstermedigini ve yahut ona bos bir durummus gibi bakmalarini hiç anlamadim. Çünkü bu kadar degerli ve bu kadar sistemli olan sey ilgisizlik çekmemelidir. Hele hayatin merkezinde de bulunuyorsa bu tutum ona saygisizlik gibidir. Benden saat almaya gelen ve saatler hakkinda bilgi ögrenmek isteyen kisilere ilk sordugum sorudur bu. ''Niçin zaman yeterince ilgi görmüyor?'' Bu soruya verilen cevaplarin hepsi birbiri gibidir. Belli bir sonuç yok ama yüz kizartici durum çoktur. Bu sorudan sonra gerçekten akillarina zaman olgusunun ulviligi gelir. Bence bu sorunun tek bir cevabi var. O kadar çok hizli yasiyoruz ki, yaptigimiz eylemlerin bile farkinda degiliz. Bundan dolayidir ki zaman ile birlikte birçok olgunun da farkinda degiliz. Bu büyük bir kayiptir.

Saat nesnesinde ve bunu kapsayan zaman olgusunda benim dikkatimi, ilgimi ve saskinligimi çeken en büyük sey saniyedir. O kadar hizli akan bir zarafetin belli bir biçim olusturmasi çok degisiktir. Hele bunu matematiksel islemler ile açiklamak bu vakanin ne kadar sasirtici oldugunu göstermektedir. Düsünüldügünde yasadigimiz bir dakikanin altmis saniye olmasi abartilacak bir durumdur. Çünkü yasadigimiz altmis saniye hem kelime olarak hem de sayi bazinda bayagi büyüktür. Ve bu büyüklük karsisinda sasirmadan durmak yürek ister. Ayrica su unutulmamalidir ki her dakika ve yahut en küçük zaman dilimi saniyeler ile olusmaktadir. Saniyelerin, hayatimizdaki zaman olgusunun temel tasi oldugunu belirtmek kesinlikle yalan degildir. Ve bence bu, bu vaka için yapilabilecek en iyi açiklamadir.

***

Düsünüldügünde saatler, sahiplerinin en mahrem dostlaridir. Çünkü onlarin her aninda yanindadirlar. Sahiplerinin yaptiklarini, hissettiklerini her daim onlar da yapar ve hissederler. Belki bu vaka karsisinda onlara nesne gözüyle degil de bir insan gözüyle bakmak daha mantikli olur. Çünkü bu mahremlik sadece insanlar arasinda olur. Böylelikle saatleri, sahiplerinden ayri görmemek ve onlari bir bütün kabul etmek büyük bir yanlislik olarak addedilmemelidir. Hatta bu vakitten sonra saatler sahiplerine temessül etme gönüllülügünde bile bulunabilirler. Bu vakada bunun kadar tabii bir sey de olamaz.

Saatleri insanlara benzetmemin bir diger nedeni de farkli bir bakis açisiyla ortaya çikar. Çünkü bilindiginde bir insanin tek basina kendini dogru yöne çekmesi ve yahut farkliliklar karsisinda ayarlamasi imkânsizdir. Saatler de aynen böyledir! Onlar da birileri ile etkilesime girerek ve baskalarinin onlari ayarlamasini bekleyerek yasarlar. Hülasa kendi kendilerini ayarlayamazlar. Belki bu yüzdendir ki birbirleri ile olan iliskileri bir nebze daha perçinlesir.

Daha söylemedigim ve yahut söylemeye yeltenmedigim birçok sey var. Filhakika saatler ile ilgili anilarimi anlatsam zaman kavraminin bendeki degerini anlarsiniz. Buna birde saatler eklenince… Sanirim bunlari bir de yasayinca tadina doyum olmayacak seyler ortaya çikiyor. Aslinda saatler ile bir saat geçirmeniz bile yeni seyler ögrenmeniz demektir. Kaldi ki benim gibi onlarin içinde olsaniz… Tarif gerektirmeyen bir durum olusabilirdi! Hepsini unutup bir sey söylemek gerekirsek, saatte ayar çok önemlidir. Hatta: ''Iyi ayarlanmis saat, sahip oldugu bir saniyeyi bile ziyan etmez!''


.:. Editör : BodyGuarDD .:.           

Okunma: 4199

»» GERİ ««


|   İletişim  |   Sözleşme  |   Yardım  |   Site Haritası  |  

Gabile.com bir tanışma, arkadaşlık ve eğlence servisidir.
Bu siteye üye olan herkes Kullanıcı sözleşmesini okumuş ve kabul etmiş sayılır.
Her hakkı saklıdır. Copyright ©1999-2013 GaBiLe




GaBiLe Bir Kodme Bilişim Hizmetidir.

Veri Merkezi