×
                                   
  AnaSayfa | Haber | Burçlar | ilanlar | iletişim
Turkish English German  
İçinizdeki Ses! Gabile.com   Albatros_84:[] İnsan olduğumuzu unutmayalım. İnsanlık iyidir. İyilik iyidir. .     |     fromUKcan:[] Pazartesi günü istanbuldayim, .     |     misafir00:[] merhaba, nasılsınız? .     |     Mavilion:[] Bazı bakışlar tesadüf değil, çekim alanının ince bir oyunudur 🎵💖 .     |     Sabahsabah:[Malatya] Malatyada yeri olan pasifler nerdesiniz ya çıkın lütfen artık ortaya ya .     |     BucaDenizP23:[izmir] selam herkese .     |     MertSoylular:[Ankara] araç ve yer var.. .     |     pluton_23:[izmir] Uzun bir aradan sonra tüm Gabile dünyasına Merhaba, her zamanki biz bize yeteriz... .     |     Travesti_Seren:[istanbul] Kafayı bulduktan sonra herkes sever, söyleyin ona beni 2 duble rakıdan önce sevsin.👍 .     |     ramon06:[Ankara] Ankara mamaktan ulaşın bana .     |     bursalipasif16:[Bursa] Bursadan beyler mesaj bekliyorumm <3 .     |     eros:[izmir] Bu gün haberini aldım çok çok üzgünüm. Canım eRiSs`im Toprak seni incitmesin. Mekanın cennet olsun. .     |     abuca35a:[izmir] Merhaba güzel kızlar sizleri özelime bekliyorum görüşmek üzere. .     |     p25ist:[istanbul] selam, sohbet etmek isteyen olgun insanlar yazsın .     |     cancana:[istanbul] dostluk muhabbet güvenli ve temiz bir arkadaşlıkgerisi size kalmış... .     |     PassiveGon:[Balikesir] Selamlar mesajınızı bekliyorum .     |     inac:[Ankara] Herkesi profilimi okumaya davet ediyorum .     |     baliksever:[Adana] Deniz, kum, Güneş ve balık seven güzel insanla tanışmak isterim. .     |     samcan:[Samsun] sağlık..mutluluk ve huzurlu ir yıl diliyorum herkese. .     |     Lalepsfolg212:[istanbul] Beylikdüzü civarı olgun esmerler yazabilir .     |    
Login
Lütfen Bilgilerinizi Giriniz.
Rumuz:
Şifre:
Şifremi Unuttum

Şu an Online
997 Üye var




Hızlı Ara | Detaylı Ara | Özel Ara | Yeni Üyeler | Popüler 100 | Mart TOP 10

  •       SEÇİLEN HİKAYE      

Yogurt:

Ne zaman yarim kesilmis bir somun ekmek görsem. Okudugum orta okulun penceresinin pervazi üzerine birakilmis, içine kebap çekilerek etleri yenmis ama, sogani maydanozu, tuzu biberi içinde bulunan, ucundan isirilmis, yarim ekmek gözlerimin önüne gelir. Ve halâ bütün lezzeti ile o ekmek, orada duruyor. Ne zaman o ani hatirlasam, ayni sekilde acikirim.
Ortaokulun henüz ikinci sinifindaydim. Tek basima kiraladigim evimde daha dogrusu odamda, yemegimi, çamasirimi, hülasa bütün ev islerimi ben yaparak okula gidiyordum. Her zaman oldugu gibi, yine köyden bir satir yogurt gelmisti. Zaten bakkala da babam tembihte bulunmus, sehre geldigi zamanlarda bakkal borcunu ödüyordu ki, ekmek problemim yoktu. O yillarda, köylerden gelip, sehirde okumaya çalisan bir çok talebeye göre durumum daha iyi sayilirdi. Hatta, hem yemek masasi, hemde ders çalismak için kullandigim tahta masam, evin içinde su bulunmasi gibi lükslerim bile vardi. Daha da öteye, babam pamuk sulamak için gittigi Adana’dan, bir zehir tenekesi getirerek, teneke soba bile yaptirmisti bana “sen oku oglum. Sapkami satar gene okuturum” seni diyordu.
O sabah seker atarak ekmegimi bandirip yedigim yogurt, aksamki sekersiz yedigim yogurttan daha daha istah açici gelmisti. Hatta, ögleyin kaymagi ile birlikte yedigim yogurttan bile istah açici diyebilirdim. O ögle yemegi için eve ugramak istememis, bakkala kitaplarimi birakarak gezmeye gitmistim. Sinamalarin önünde gartelelere (afis) baktim uzun süre. Gartelelere bakarken, “keske sigara alip da parami harcamasaydim, sinama biletine yetiyormus” diye geçirdim içimden ve pismanlik duydum. Kaleye çikip, bir kenara oturup o günün keyfini çikarmaya karar verdim. Kale dibindeki bakkaldan da bir kiprit alarak kaleye çiktim. Önce kalenin tamamini gezdim, tanidik olup-olmadigini anlamak in. Tanidik biri olmadigini anlayinca da, en kuytu bir yer bularak, hemen sigara paketimi çikarip özenle açtim. Hemen yakmadim. Bir sigara çikarip iyice baktim sigaraya gözlerimle oksadim adeta, çok eski bir tiryaki gibi. O gün kaç sigara içtim bilmiyorum. Karnimin aç olmasindan dolayi sigaranin verdigi rahatsizliga bakmadan, bir de hayiflandim kendikendime "tüh sana be bir paketi bitiremedin" diye. Evde benden baska kimse olmadigi halde kalan sigarayi nereye saklayacagimi düsündüm. Tam manasi ile dert olmustu basima yarim paket sigara. Kalktigimda ayakta duramayacak kadar basim dönüyor, midem kaziniyordu. Kestirme sokaklari seçerek eve geldigimde ölecek gibiydim. Dogruca yataga uzandim. Ama midem pek rahat vermemisti ve birseyler yemeye karar verdim. Bir seyler dedimse yogurttan baska bir sey yoktu ve iyi ki gelirken ekmek almayi akil etmistim. Daha dogrusu bakkala biraktigim kitaplari alirken ekmek almak aklima gelmisti. Yogurt bana düsman göründügü gibi ekmegin de ona banmak istemedigi gibi bir hisse kapilmistim. Zar zor bir iki lokma yedim yogurda banarak. Ders çalisacak takatim falan kalmadigindan sadece çeketimi çikararak yataga uzandim. Sabah ezani okunurken uyandigimda, belli ki hiç saga sola dönmeden uyumusum. Her tarafim uyusmus bir sekilde kalktim. Bir iki derse bakmayi aklimdan geçirdim ama, baktigimi görmez, gördügümü anlayamaz durumdaydim.
Bes alti ögundür, o sabah aç olarak evden çikma pahasina, yogurt yememe hakkimi kullanmis olmayi bir eylem, bir baskaldiri saymanin hazzini tadiyordum. Ancak daha ikinci derste midem ayni hazzi duymuyordu. Teneffüs zili çalar çalmaz herkes gibi aceleyle ben de asagiya indim. Kantinin oldugu salondan gelen çay kokusunun koridorlara kadar geldigini ilk defa farkettim. Ne dehset verici bir koku idi o. Adeta kaçarak, okulun bahçesine çiktim. Dolasacak halim yoktu ve dizlerim titriyordu. Gidip bahçe duvarinin dibine oturdum. Kimi telebeler volta atiyor. Bir kismi da, sanki bana inat, okulun yan tarafindaki caddenin karsisindaki seyyar kebapçidan kebap aliyorlardi. Büyük bir çogunlugu da yine bana inat, okulun bahçesine gelip volta atarak yiyorlardi. Zilin çaldigini, talebelerin aceleyle kosusturmalarindan anladim. Sanki kulaklarim da duymaz olmustu. Bahçede kimse kalmayinca benim de yukari çikmam gerektigini düsündüm ve aceleyle yerimden kalkmistim ki, o da ne. Bir talebe, elinde yarim ekmege çekilmis kebapla bahçeye girdi ve pencerenin önünde bir dakika duraklayarak, ekmegi açip, kebabin etlerini hizli hizli agzina atarak ekmegi pencerenin pervazlari üzerine birakip, hizla yukari çikti. Sanki bir sevinç tepemden asagi gövdeme yayilmaya baslamisti. Onbes yirmi adim ileride, pencerenin önünde duran ekmegi düsündüm. Aman allahim, çok lezsetli olmaliydi. Ekmegin içi, kebabi ilk çekiste islanmistir. Asil lezzet oradadir diye düsündüm. Belki bir iki küçük kusbasi et de kalmistir. Gerçi çocugu daha önceden tanidigim için, onun bir tane et bile koymadan ekmegi oraya birakmayacagina hemen karar verdim. Ama olsun, en azindan kuyruk yaglari kalmistir. Hele maydanoz, sogan, bir de tuz biber var ki bunlarin üstüne. Ben bunlari düsünürken midem öyle bir döndü ki, benimde havada dönüp, tekrar ayaklarim üzerine durdugumu hissettim.
Hiç düsünmeden, dogruca ekmegin bulundugu yere yürüdüm. Istahla, tam ekmegin yanina vardigim anda pencerenin iç tarafinda, bir kiz bir erkek talebe ellerinde çaylari ile ekmegin oldugu yere gelip çaylarini koydular. Bir an durakladim. Aramizda sadece bir cam inceliginde mesafe vardi. Dogruca yan tarafa devam ettim. Sanki o ekmegi almaya gitmiyormusum da, okulun yan tarafina çikiyor musum gibi. Talebelerin görünecegi sekilde uzaklasip, onlari takibe koyuldum. Beklerken yine ayakta duracak halim olmadigini hissettim. Ekmegi oraya birakan talebe gittikten sonra gövdeme yayilan sevinç yerini bir bikkinliga terketmisti. Camin iç tarafinda çay içen talebelerin, çaylarini tam bitirmeden, oradan ayrilmalariyle, ayni sevinç yeniden gövdeme yayildi. Bu kez kimseler görünmüyordu ortalikta. Zaten derse girileli epey olmustu. Bu kez daha bir istahla yürüdüm ekmegin oldugu yere dogru. Yine iki – üç adim kalmisti ki, içerden müzik ögretmeni ile, yan sinifta mandolini olan çocuk okulun kapisindan çikarak, ekmegin bulundugu yere yakin, karsimdan geldiler. Ögretmene basimla selam vererek, okula giriyormus gibi hizli hizli geçtim yanindan. Selamimi aldimi almadi mi, düsünecek halim kalmamisti. Gidip banklarin üzerine oturdum. Hayir hayir, buna oturmak denilmez. Tam manasi ile, banklarin üzerine yigildim. Bir sure ellerimi gögsümde birlestirerek oturdum. Bankinn üzerine kivrilip yatmak geçiyordu içimden ama, olacak is degildi. Fakat beni ancak, dizlerimi karnima çekerek yatmak kurtarabilirdi. Kim gelirse gelsin gidip ekmegi almaya karar verdim. Görenler ne düsünürse düsüneydi. “Çöplükten ekmek alip yiyor” desinler. “Görgüsüze bak” desinlerdi. O kadar kararli olusuma sevinerek ekmegin yanina dogru yürüdüm. Ekmegin tam yanina vardigimda. Arasira okul bodrumundaki mescidde karsilastigimiz ve beraber namaz kildigimiz , her namaz sonrasi da basimi oksayarak “afferin sana oglum kimlerden oluyon bakim sen” diyen müstahdem Riza amca, camin iç tarafindatalebelerinbiraktiklari,
içinde bir iki kreker bulunan posetleri, kagit parçalari cinsinden çöpleri topluyordu. Kararim
karardi ve ekmegi alacaktim. Riza amca degil okulun tamami orada bayrak töreninde olsalar bile alacaktim. Dedigimi de yaptim ve ekmegi aldim. Günes vurunca citir citir bir hal almisti. Dokunur dokunmaz, o tahmin ettigim güzel koku hemen burnuma kadar geldi ve maydanoz sogan ve pismis etin karismasinin o özel kokusunu içime çektim.
Pencerenin açilma sesini duyana kadar Riza amcayi farkedememistim. Pencere açilir-açilmaz Riza amca ile gözgöze geldik. Elimde ekmek kalakalmistim. Oradan uzaklasmak geldi aklima, yapamadim.
Riza amca elinde cöp tenekesi, “afferin sana be oglum. Sen gerçekten insan evladisin. Bak görüyor musun, hangi edepsiz koymus acep bu ekmecigi buraya. Kimbilir burada o ekmegi kaç kisi gördü ama, alip da ayak altina düsmeyecek daha emin bir yere kaldirmayi akil edemedi. Helal sana be çocugum. Sen gerçekten iyi bir çocuksun, Allah anana babana bagislasin. At bakalim onu su tenekeye. Ben her teneffüs bu pencere önünde bisküvi, kraker, ekmek, tatli parçasi ne bulursam çöplerden ayri toplayip, su yokusun basinda inegi olan bir nine var biriktirip ona veriyorum sevabina.” Çaresiz biraktim ekmegi tenekenin içine ve sesimi bile çikarmadan, küskün ama neye, kime kükün oldugumu da bilmeden okulun bahçe kapisina yöneldim. Eve gidiyordum ama, niye gittigimi de bilmiyordum. Kitaplarim da okulda kalmisti ama aldirmadim. Yokusa dogru tirmandigimda midem ve basim ayni anda dönmeye baslamisti. Mutad olarak mahalleye varinca, bakkaldan ekmegimi alarak eve gidecegimi düsününce aklima yogurt geldi. Bu kez midem bulanmaya da basladi. Yokusun basina baktigimda, sanki yukaridan asagiya dogru, caddeyi tamamen kaplamis bir yogurt seli geliyordu. Bir ara irkildim. Ancak aklim ve mantigim imdadima yetisti.
Mahalleye geldigimi bakkadan, bakkali da, ekmegi bulmaca olan bir gazeteye sarisina sevinmemden hatirliyorum. Ekmek koltugumda, yavas ve düsmemeye çalisarak, oturdugum evin bahçe kapisindan girdim. Bahçde bulunan, yanyana iki odada kiraya oturan, yeni evlilerin çöp tenekesine gözüm ilisir ilismez, beynimde simsekler çakti ve etrafima bile bakmadan, pancar kökleri ile dolu olan tenekeden ellerimin alacagi kadar alip, saniyeler içinde odama çiktim. Odama geldigimde yine, okulun penceresi önüne koyulan ekmegi ilk gördügüm anlardakine yakin bir sevinç kaplamisti içimi. Aceleyle minik tencereme su doldurarak gaz ocagimin üzerine koydum. Pancar köklerini de içine koyup kaynattiktan sonra, haslanmis pancar köklerini çikarip özenle, esit sekilde kestim ve tabagima dizdim. Ezdigim sarimsagi yogurtla karistirip üzerine döktügümde, eksik birseyler oldugunu hissettim ve hemen tavada bir miktar yag eriterek, içine domates, biber salçasi koyup bir kasik sos hazirladim. Tam oratesina gelecek sekilde tabaga bosalttim. Aylar sonra ilk defa, tahta masamin üzerinde serili gazeteyi yenileme ihtiyaci hissettim. Zaten yemek lekesi olmus, yer yer yirtilmis gazeteden masa örtumü de degistirdiktan sonra, ziyafet zamaniydi.


.:. Editör : Administrator .:.           

Okunma: 4005

»» GERİ ««


|   İletişim  |   Sözleşme  |   Yardım  |   Site Haritası  |  

Gabile.com bir tanışma, arkadaşlık ve eğlence servisidir.
Bu siteye üye olan herkes Kullanıcı sözleşmesini okumuş ve kabul etmiş sayılır.
Her hakkı saklıdır. Copyright ©1999-2013 GaBiLe




GaBiLe Bir Kodme Bilişim Hizmetidir.

Veri Merkezi